Okurum ben hep. Neredeyse kendimi bildim bileli. Sadece kitapları değil her şeyi. Her zaman başucumda bir kitap dursun, ben uyumadan onun sayfalarını okşayayım, oda gece boyunca başımda nöbet tutsun isterim. Hiç olmazsa günde birkaç sayfa çevirmeye çalışırım.
Bundan sonra okuduklarımı yazmayı denemek istedim, belki bende okunur,okuduklarıma da böyle dokunurum dedim.
"Duyguların Rengi - Kathryn Stockett " son bitirdiğim kitap. Uluslararası Bestseller listesinde gördüğüm bu kitabın kapağı çekti önce dikkatimi. Şöyle bir karıştırdım ve dili hoşuma gitti.İnsan bazen hiç birşey düşünmeden müziğini açıp, çayını yudumlayıp hafif bir şeyler okumak istiyor. Zaman ve mekandan kopmak, dili sade bir yaşamın içine düşmek, biraz merak edip sayfaları hızla çevirmek... İşte bu kitap böyle zamanların harcı. Dışarıda lapa lapa kar yağarken, ben sıcacık evimde koltuğuma gömülüp bu hikayeye odaklandım.
"Duyguların Rengi" bizden çok uzak bir kültürün ürünü aslında. Beyaz ailelerin siyahi yardımcıları arasındaki gergin, ırkçı yaklaşımı konu alan güzel kurgulanmış bir roman.Size çok şey katar mı derseniz, pek sanmam. Sadece o kültür ve yaşam tarzı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.Ama illa bir şeyler öğrenmek için okunmaz ki kitaplar :)Kafa dinlemek istiyorsanız insan böyle kitaplara ihtiyaç duyuyor bazen.
Yeni hayatları bir kitabın kapağıyla aralamanız dileğiyle...
-o0oelifo0o-