27 Kas 2012

4 Kış çorbası

Oğlum tam bir çorbacıdır. bu yüzden artık değişik ve damak tadımıza uygun tarifler arayıp durmaktayım. bu çorbada böyle denemelerimden birisi. Biz ailecek beğendik çorbayı. Hem lezzetli  hem pratik hemde besleyici buldum. belki sizde denemek istersiniz.Tarifi burda: kış çorbası

23 Kas 2012

8 katre-i matem

İskender Pala nın dili, hikayeleri, tarzı farklı bir tat bırakır okuyucuda. çok uzun zaman oldu elimde bu kitap. Araya başka işler, okul ve farklı kitaplar girince süründü de süründü...Artık yeter deyip son elli sayfayı bitirdim bir çırpıda.
 Lale devrindeki esrarengiz olaylar, gönül dolusu bir aşkın hikayesi, çözümlenmesi zor bir cinayetin izinde çırpınan bir ruh.
Satırlarla birlikte Lale devrini sonlandıran Patrona Halil İsyanı nın tüm heyecanı ve karmaşası içinize dolacak. Ve bir hüzün çiçeğinin kokusu saracak etrafınızı, belki bir matem damlası sizin de gözünüzden akacak... Ben okuyun derim, gerisi size kalmış artık :)

8 Kas 2012

9 Acil yardım!

iyi akşamlar dostlar.Bu aralar başım hayli kalabalık. Bu yaştan sonra bir ev, bir eş ve ikibuçuk yaşında bir çocukla okumaya kalkıştım ya bravo bana. Eşim her gün yeniden ikna konuşmaları yapmasa çoktan bırakıp kaçacağım ya bırakmıyor beni.
Şimdi derslerimden biri için yardımınıza ihtiyacım var. Google ve eş dost etraf derken birde sizlerden yardım isteyeyim dedim.Blog dünyasının genişliği ve yardımseverliği malumunuz. Belki fikri, bilgisi, görmüşlüğü, duymuşluğu hatta yapmışlığı olan vardır aranızda.( blogger burda bunlardan biri olması için bolca dua edip amin der:) )
Gelelim konuya.ilköğretim veya orta öğretim matematik dersi müfredatından herhangi bir konu için bir materyal tasarlamam lazım. Ne yapabilirim? Fikri olan var mı acaba? Yada aranızda matematik öğretmeni olup bunu daha önce yapan vardır belki? vardır dimi? vardır vardır:) umarım vardır:(

1 Kas 2012

0 Kaplumbağa Olsam

Bayram özlemlerimle vuslattır benim için. Yine kavuştuk, koklaştık, hasret giderdik.Ve kısa sürer ya güzel şeyler.Geç kalmadı ayrılık koştu, dolandı yine boynuma..

Dönüş yolculuğu gözyaşlarıyla başladı.Sonra hava yavaştan karadı. Oğlum uyudu. Ben kulaklığıma sarılıp, içime döndüm. Camdan yansıyan gölgeme üzüldüm...

Süzüldü gözyaşlarım yanaklarımdan, yalnızlığıma odaklandı fikrim.Düşündüm, düşündüm...

Yolculuk bitti de benim üstümden kara bulutlar dağılmadı. Tepemde kaldılar öylece. Evimde bile yağmurlar yağdırıyorlar yüreğime... Ve bir kaplumbağa olmak istiyorum bu günlerde ben. Kabuğuma çekilip, kendimi uzak tutmak istiyorum herseyden. Uzun zamandır uğramamıştı bu his bana. Simdi sabah kalkıyorum, öğle yatmayı bekliyorum. O uykudan kalkıp bir sonrakini gözlüyorum. Yine de dağıtamıyorum o kara bulutları.

Ve bugünlerde ben, başka bir farkındalığıma yanıyorum. Yüreğimi açacağım bir dostum olmayışına uyanıyorum.En çok bu yakıyor canımı... Herkese dost olupta, dost bulamamak, paylasamamak! Güven kapılarını çoktan kapatıp kendime kalmak! Bir zamandır benim seçimimdi bu, artık kendimi taşıyamadığımı anladığım  birkaç güne kadar...

( ilk kez bu kadar dağınık yazıyorum belkide, ilk kez ordan burdan... Ama anla işte bende dağınığım, bu yazımda  ondan...)

16 Eki 2012

13 postacı kapıyı ödül için çaldı:)

O bir anne bloğunun sahibesi beni ödüllendirerek mutlu etti. Şimdi pas atma sırası bende galiba. Ödülün amacı takipçi sayısını artırmak. O halde bu ödül benden de okumaktan zevk aldığım bloglara gitsin ZeyneBelle  dili geçmiş zamanlarım  Kızımı Beklerken Mehtap'ın rengi Tokideki ses

4 Yeni Başlangıçlar, Geride Kalanlar

Bir hayli zamandır yokum... Evimden uzakta başka işler peşinde koşmakta, epeyce bunalmaktaydım. Nihayete erdi mi derseniz, yeni uzaklıkların, yeni bir hengâmenin, yorucu geçeceğe benzeyen yeni bir sürecin başlangıcı oldu derim sadece...
Aniden küçük bir çanta yapıp, göbek bağımızın kopmasıyla daha bir bağlandığım varlığımı aldım yanıma.Evimden iki saatlik mesafede bir şehre yolculuk yaptım. Evde beni bekleyen bir sürü şeyi arkamda bıraktım. Düzenimi, rahatımı, huzurumu, eşimi yani yuvamı.


 Bir zamandır çiçek açmayı unutan menekşelerim mutfakta kaldı.Mutfağım da öksüz...

Masada gönderilmeyi bekleyen hediyelerim kaldı hemde cok geç kaldı!


Binbir hevesle aldığım ayakkabılarım dolapta kaldı, yolculukta rahat olmaz endişesiyle..

Annem sevinsin diye örmeye çalıştığım lifim yarım kaldı, simdi zamanı mı hiç diye?

Annem demişken, ısrarla bloğuma koymamı beklediği halde ertelediğim( pek niyetsizim bu konuda cünkü) elişleri kaldı...


Gece beni bekleyen başucu kitaplarım boş yastığıma baktı kaldı...

Ben döndüm evime çok şükür. Peki neden gitmiştim? Eee artık oda başka posta kaldı :))

4 Eki 2012

6 GÜZ...

Güz, yine hüznünü gözümden süz
Ayrılıkları savurdun içime içime
Görünmeden sinsice sızdın sevince
Güz, yine bıraktın tebessümsüz...


doyumsuz... dinle pişman olmayacaksın...

3 Eki 2012

0 Gül, yansam sana uğruna bülbül olsam



Gül, 

Yaprağında bir damla su olsam
Kansam sana doya doya koklasam

Süzülsem renk renk teninde 

Toprağında seninle can bulsam





Gül,

Kokusunu getirsen bana sevgilinin
İnsan olmanın lütfuna varsam 
Bin bir nimetin farkına varıp
Yaradana şükürde solsam







Gül,

Gurbette serin bir rüzgar gibi özlemin
Vuslatı diliyor, bekliyor yüreğim 
Nasip olur mu diye umar beklerim
Ayak değdiğin yerlerin tozuna batsam






Gül,

Elif gibi dimdik olmaya çalışırken körüm 
Seni anmayan dilimle lal olsam
Görmemiş gözlerim bihaber ömrüm
Sana dönse beden günahsız bir vav olsam...

2 Eki 2012

2 :) Ne yesek de gülsek?

       Çikolatanın ruh halimizi etkileyen yiyeceklerden olduğunu hepimiz biliriz buda bizim zaman zaman çikolataya sarılmamızın bahanesi,maskesidir.
 Peki bizi karamsarlıktan, stresten uzaklaştırıp mutluluk hormonlarımızı harekete geçirecek başka yiyecekler nelerdir? Araştırmalarla bilimsel olarak kanıtlanmış bu besinlerden birkaçına göz atalım ne dersiniz?


Yaz kış sofralarımızdan yemeklerimizden eksik etmediğimiz domates. Ben okuduğumda cok şaşırmıştım domatesin ruh halimize iyi geldiğini. Folik asit, magnezyum ve B6 deposu olan domates depresyon ile ortaya çıkan etkilerin önlenmesine yardımcı oluyor.

Kırmızı acı biber hepimizin tüketebildiği bir sebze değildir aslında ama azıcık da olsa onuda tadıp sakinleştirici etkisinden faydalanmak lazım diye düşünüyorum. İsmi bile damak tadıma uzaktır benim ama acı biber endorfin seviyenizi yükseltip, sizin yüzünüzü gülümsetiyor bilginiz olsun.

Sarımsağın faydalarını bilmeyenimiz yoktur. En iyi bildiğimiz tansiyona iyi geldiğidir örneğin. Sarımsağın kan akışını hızlandırdığını biliyoruz, kan akışınız hızlandığında vücudumuza enerji dolacağını da. Enerjimiz artınca da dolayısıyla kendimizi mutlu hissederiz. Evet kokusu rahatsız edici ama yemeklerinize bile birer diş doğradığınız da hem bu nimetten faydalanmış, hem pişince kokusunu önlemiş hemde yemeklerinize farklı bir aroma katmış olacaksınız. Denemekte fayda var.

Badem, ceviz, fındık, fıstık gibi kuru yemişlerin içerisindeki binlerce çeşit mineral ile vücudumuza sağladığı faydalar tartışılmaz bir gerçek. Beyin,sinir sistemi dostu olan kuru yemişlerin mutlu olmaya da yaradığı aşikar. Yine de dikkatle tüketmek gerek, sınırları aşmamalı zira aynı zamanda birer yağ deposudur kendileri:) 

Ve meyveler; 
Yazın vazgeçilmez meyvesi çilek ilk aklımıza gelendir mutluluk denince. Tüm salgı bezlerimizi calıştırarak vücudumuza dinamizm kazandıran  çilek, mutluluk vermesinin yani sıra kansere, böbrek taşına karşı da koruyucu görev üstlenir.

Muz stresli günlerinizin ilacı olarak etkili bir mutluluk sağlayıcıdır. Eksikliği depresyona sebep olan B6 vitaminini vücudumuza muzla kazandırabiliriz.

Üzüm, eskiden bu yana kan yapıcı olarak kullanılır çünkü Demir deposudur. Direk kana karışan şekeri sayesinde mutluluk kapılarını açar size. Bizde yeni doğum yapan lohusa kadına bol bol yedirilir, mevsimi değilse kurusu kaynatılır. Süt yapar, kan yapar ve doğum sonrası oluşan o psikolojinin, depresyonun dağılmasına iyi gelir.

Bunların yanında depresyon tedavisinde kullanılan balık yağını duydunuz mu? Dolayısıyla balık yemek de içinde ki omega3 sayesinde  bize mutluluk sağlar.

Eminim bunlara ekleyebileceğimiz binlerce yiyecek vardır yüzümüze gülücükler konduracak. Nihayetinde her çeşit besin, nimet bizim için yaratılmamış mıdır? 

Şükürler olsun Rabb'imize ve üzerimizden bereketini eksik etmesin inşallah.

Secde süresi, ayet 27 
Bismillahirrahmanirrahim 
"Ya hiç görmediler mi ki, biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz. Ondan hayvanları da yiyor, kendileri de. Hâlâ gözlerini açmayacaklar mı?"

1 Eki 2012

2 ! kitap uyarısı !


Kitap postları genelde tavsiye niteliğindedir ya hani, bu post onlardan çok farklı. Çünkü uyarı içeriyor.


Ayşe Kulin ile tanışmam bu kitapla oldu benim. İlk kez okudum kalemini. Ne yalan söyleyeyim raflarda gördükçe bir eksiklik hissediyordum kendimde, bu kadar tanınan bir yazarın hiçbir kitabına dokunmamış olduğum için. Bu kitapla tüm pişmanlıklarım yok oldu. Hiçbir şey kaybetmemişim meğer. Aslında yazacak çok şey var ama ben sadece kitaba yer verip, bitireceğim.


Bu kitap nasıl oldu da elimin altına geldi bilmiyorum. Alel acele birkaç kitap alacaktım çünkü yola çıkıyordum. Arkasını bile okumadım. Kör tarafıma gelmiş olsa gerek :)

Bir köyde hayata başlayan İlhami, babasının eğitim alması için okul yerine dergaha göndermesiyle başka bir hayata adım atıyor. Dergahta bir erkek tarafından tecavüze uğruyor, konuşmak istediğinde susturuluyor, defalarca bunu yaşıyor ve bu hikaye onun eş cinsel olmasına ve başka bir hayatı karıştırıp kendisininde ölümüyle son buluyor. Kötü bir konu, saçma sapan düzen eleştirileri, yerli yersiz karalamalar...

Dediğim gibi yazmak istediğim çok şey var ama düğümlendi kalemimde hepsi. Sadece okumayın, gerek yok,zaman kaybı sadece diyerek gidiyorum...

27 Eyl 2012

2 Kitap Önerisi

Aslında birçok kitap postu yazacağım hepsi sırada bekliyorlar. Okuyor okuyor ama bir türlü yazamıyorum.
Anlatacağım ilk kitap Salih Seçkin'in Ve Sana Döndüm isimli kitabı. Tatilde elim boş kalınca kardeşimin kitaplığını karıştırıp bakınıyordum, elim ona gitti.Bu kitap nefes arası okunacak kadar akıcı ve kısa bir kitap.Açıkçası ben yazarı daha önce duymamıştım. Akademik unvanı olan Salih Seçkin oldukça basit bir dille anlatmış okuyucuya vermek istediklerini. Ama mana yüklü ve bir hayli dolu cümlelerle... İnsan okuduklarından birşeyler almak ister ya hep, ben bu kitaptan dua etmeyi öğrendim mesela. Okadar içten ve doğru yakarışlar varki benim de dualarımın arasına girdi etkilendiğim cümleleri. Birçok kitap sitesinde çok küçük fiyatlara satılıyor üstelik. Keşke herkes okusa olur benim temennim....

24 Eyl 2012

6 Tarçınlı nefis kurabiyeler

Sizde benim gibi ağızda dağılan şekerli kurabiyeleri ve tarçını seviyorsanız bu kurabiyeyi mutlaka denemelisiniz. Ben ilk denememde fırında fazla tuttuğum icin istediğim gibi olmadı. Bu kez fırına atmadan önce 20dk buzdolabında beklettim ve fırından üzerleri kızarmadan hatta dokunduğunuzda içi biraz yumuşak olacak şekilde çıkardım.Hafif hafif çatlar görüntüsü olduğunda, üzerinin piştiğini düşündüğünüzde tereddüt etmeden fırını kapatabilirsiniz.Ardından sıcak sıcak eliniz yanarak pudra şekeri ve tarçını karıştırdığınız geniş bir kapta kurabiyelerinizin etrafını bu karışıma bulayın ve servis tabağına alıp soğumasını bekleyin.Eee simdi gelelim ölçülere



2 buçuk su bardağı nişasta
1yumurta
1 pakt yumuşak margarin
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1pkt kabartma tozu
1pkt vanilya
2corba kasığı seker
Aldığı kadar un( hamur kulak memesinden oldukça sert olacak şekil vermeniz icin.Zor yapışır durumda oluyor ümitsizliğe kapılmayın ;))
Hamuru parçalar halinde rulo yapıp üzerine bastirip ,uzun bir dikdörtgen yapıyor ve ardından bıçakla yan yan kesiyoruz. Soguk fırına atıp 180 derecede pişiriyoruz. Bukadarcık :) afiyetle...

23 Eyl 2012

2 sevgi ve muhabbetle anacağım ismi ile müsemma olan seni

      Bazı anlar insana tevafuk kelimesinin anlamını idrak ettiriyor.Çünkü tesadüf ve tevafuk arasında ki o ince çizgi sözle anlatılmayacak kadar narindir.Son zamanlarda böyle anları bolca yaşar oldum ben.Çok şükür Allah'a (c.c)
      Dilime dolanmış ellerimi açıp hep istediğim o içi büyük tek kelime, sıkıştığım ve tutunacak bir dal aradığımda avucuma bırakılıyor mesela..Yada içimi daraltıp bunaltan bir fikir, okuduğum birkaç satırla yerini rahatlatıcı bir huzura bırakıveriyor.En son cuma akşamı yaşadım bunlardan birini.Birkaç gün önce İskender Pala'nın Katre-i Matem kitabına başladım.Birçok kitapsever okumuştur bu kitabı sanırım.(benim popüler kitapları en çok okundukları dönemde okuyamama gibi bir huyum var nedense)


 Perşembe akşamı yatmadan önce kitabın en son okuduğum sayfaları bunlardı.

       Kitap elimde uyuyakalmışım hatta.Uyuyup uyanıp bolca lale gördüm rüyamda.Seyre daldıklarım, hayran kaldıklarım...Ve o gün içerisinde google'a tek kelime yazdım. " LALE ". Lalenin tasavvufi anlamını araştırıp okudum. Lale tasavvufta Allah'ı (c.c) anlatır, hatırlatırmış.
    Cuma akşamı otururken kapı çaldı, eşim baktı sonra içeri gelip günlerdir beklediğim paketimi uzattı.Önce inceledim uzun uzun,açmadım.Paketim Sevgi abladan( değmesin yağlı boya )geliyordu.İtina ile merak içinde açtım paketi.Ve işte hediyelerim.(Bir şal,ona uyumlu çok güzel bir çiçek iğne,bu kağıt zarf,birde şekerleme vardı ama benim ufaklık onun mama olduğunu öğrenince eser kalmadı)
     Sonra kağıt zarfı alıp içine baktım, kalemiyle kendi harfleriyle yazdığı notu okudum, gözlerim doldu.Çünkü içinden bunlar çıktı.Lale soğanları!


      Şimdi tevafuktan başka neyle açıklanabilir bu gönül bağı sizce? Gönülden kocaman teşekkürler sana ablacım. Birdaha ki baharı iple çekeceğim ben, lalerim kök salacak ve bana neler neler anlatacak.Her daim şükür kelimelerini döktürecek bana dilimden..
Ve sevgi,muhabbetle anacağım ismi ile müsemma olan seni....

20 Eyl 2012

0 Çekiliş Zamanı

Blog aleminde nasılda güzel çekilişler, hediyeleşme etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Benim pek şansım yoktur bu konularda ama yinede denemek gerek.Bence sizlerde bir göz atın...
deniz kabuğundan inciler' in bir hediyesi var ki bayıldımm




bir diğeri ise MODA SARE den tam teşekküllü bir kombin :)



Hadi bakalım rastgele...

0 Hayırlı Cumalar


Yine sadece okuma moduna geçtim.Günlerdir tüm yazılan postları okuyor ama bir türlü yazamıyorum.Bu hafta birçok bayan için bir koşuşturmaca ve yoğunluk içerisinde geçti anladığım kadarıyla. Okula başlayan minik kuzular, onlardan daha çok yorulan anneler, kış hazırlıkları, tatil dönüşü temizlikleri, sonbaharı karşılama  merasimleri, hava değişikliklerinden hasta olan bebekler ve bunlardan etkilenmeyen belki de ruhu duymayan babalar ( umursamazlıklarından ziyade erkek olmanın verdiği rahatlıktan:) ). Bloggerlardan bu hafta edindiğim izlenimler bunlar...
Ben de bu hafta iki buçuk aylık tatili sonlandırıp,girer girmez de tozdan görünmeyen evime el atayım dedim. Bunun yanına birde kış hazırlıkları girince hala işin içinden çıkamadım. Birde çocukla büyük temizlik yapmanın sıkıntıları ve yavaşlığı malumunuz.
Bu sabah çayımı yudumlayıp post okurken kelebek gibi blogunun sahibesinin hazırladığı cuma kartlarını çok beğendim. Üstelik isteyenlerin paylaşabileceğini belirtmiş ki buda hemen benim klavyeye sarılmam sebep oldu.
Umarım bizde bu mübarek günü layıkıyla geçirenlerden oluruz.
Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cum'a gününden bahis açıp dedi ki: 
'Onda bir saat vardır; müslüman bir kul namaz kılar olduğu halde, o saate erse, Allah'tan her ne istemişse onu Allah kendisine mutlaka verir.' 
Bunu söylerken (Resulullah) eliyle o vaktin azlığını işaretliyordu." 

Dualarda buluşmak ümidiyle...


10 Eyl 2012

6 Atem tutem men seni

Hamd yalnız Allah' a (c.c) dır. Sana sonsuz kere hamdü senalar olsun Rabbim...
Şükretmem gereken sayılamayacak kadar sebep var ömrümde. Bunların en önde olanlarından biri de senin mucizen yavrum. Beni buna vesile kılıp bu mucizeyi bana emanet ettiğin icin sana sonsuz şükürler Rabbim... 
Emanetini sana layık olarak yetiştirebilmeyi nasip et bana. Onu Kuran ahlakıyla ahlaklandır, sevdiğin kullarından say ve vatana, millete hayirli bir evlat olmasını nasip et.
Ve Rabbim bu gün ve onu hissettiğim ilk andan bu yana her gün, onu kollarıma alıp, uykuya bıraktığım zamanlarda, her sardığımda, her kokladığımda ve ona her baktığımda gözlerim dolarak, yaşadığım hisleri tüm isteyen kalplere nasip et. Gönülden isteyen her kadını annelikle taçlandır. Âmin! 

Not: Bu aksam biz yine koyun koyuna koklaşarak uyurken, oğlumun sevdiği aşağıdaki ninni bize eşlik ediyordu. Ben minik eller elimdeyken,gözlerimden iki damla inci düşürdüm ve bunları düşündüm...

9 Eyl 2012

2 Elif, Ol/maya çalışıyor!

Karanlık... Etraf karanlık, gözümün önünde yok tek bir ışık, her yer karanlık... Ben karanlık! 
Gece gündüz uyku yok gözlerimde.Yatıp kalkıyorum aynı fikir, aynı istek, aynı korkular dolaşıp duruyor zihnimde. Ve hep aynı savaştayım nefsimle...
İcimde bir korku! Hem gitmek istiyor o ışığa doğru, hem kalmak oldugu yerde. Kalbim mutlu sanki bu sahtelikte.Gözlerimi kapatip yine ayni karanlikta kalsam diyorum, bilmiyormuş gibi yapsam. Duymamış gibi, bir çoğunun yaptigi gibi, şimdiye dek yaptığım gibi...Yaşa diyorum, yalanı dolanı, azla yetin, sadece bu dünyada kalanla. Sonra sarsıyor beni bir el, sirkeliyor ruhumu, yine karanlık! Yine uyku yok! Yine aklım fikrim hep O'nda... 
Geç diyor sonra içimdeki ses. Herşeyden geç, herkesten geç. Bedenden, tenden, hevesten,bu geçici  lezzetten geç.. Hiçbirşey icin henüz değil geç! Geç kendinden O'nu seç! 

Nefsimle bir savaş... Bir hengâme ki ortalık toz duman, ruhum yerlebir! Günler, geceler birbirini kovalıyor; hiçbirşey değişmiyor. Sorular bitmiyor. Olana razı degil gönül ama ol/maya da korkuyor. Sonra bana bir ses lazım diyor, başka bir kapıyı çalıyor. Kapıda keskin bir nefes " ne duruyorsun?" diyor. " O' seni bekliyor, OL istiyor, topla incilerini de gel diyor"

Bu sözler şefkatli bir tokat gibi ruhuma dokunuyor. Ve o gece savaşım sona erip, yüreğim galibiyetle birlikte seccademde ağlıyor... 
Geç olsada dönmüş olmanın umuduyla GAFÛR (c.c) olana,
mağfiretinden ümitle  MUCİP (c.c) ismi şerifine ellerini açıp Vav gibi mütevazi, 
Elif gibi dosdoğru OLmaya çalışıyor.

NOT: Belki hatırlamaz bile ama bu sıkıntılı zamanlarımda, harflerini yüreğime salan ve cesaret veren Değmesin yağlı boya  bloğunun sahibesine muhabbet ile.Rabbim ondan razı olsun...

23 Haz 2012

4 Şimdi sende kalbinden benim için amin der misin?

    Kasım ayından buyana zorlu ve bunaltıcı bir maratonun içinde koşuşturuyorum. bu sene kpss ye hazırlanmaya karar verdim hemde 17 aylık bir çocukla birlikte. Akşamları dershaneye gidip sırama oturduğumda, o gün oturacak fırsatı yeni bulduğumu fark ettiğim çok günler geçirdim.Akşama kadar çocukla uğraş, yemek, temizlik, çamaşır, ütü, eş derken saat 22.00 de ancak oturabildiğim o masanın başında uyukladım çoğu zaman.Ders çalışmak zorunda olduğum için değil, çalışacacak zaman bulamadığım için ağlama nöbetleri geçirdim.Annesinin dizinin dibinde olup tek işi ders çalışmak olanlara çok imrendim.İşini eline almadan evlenmek mi, çevremde ki herkese "aman ha! " dedim.Anneler çok iyi anlayacak ve tahmin edecekler ne sıkıntılar çektiğimi...
      Sınava çok az kaldı ve şimdi ben hepinizden dua istiyorum ki Rabbim hayırlısı ile bu sınavdan gereken puanı almayı nasip etsin bana ve tüm emek verenlere,hayırlı kapılar açsın önümüze...
      Şimdi sende kalbinden benim için amin der misin?
Bir gün;
Damarlarımı tıkayan bu kelime,
Boğazıma yapışınca elleriyle
Sana koşabilirim can havliyle...


-o0oelifo0o-

24 May 2012

6 Ben...Sen...

Boğazımda kuru bir çığlık hayalin
Ben sevdim
Sen yoktun!

Birgün düğümlenir mi gözler bir yerde
Ben derttim,
Sen çoktun!

Dalamadi yüreğim senli rüyalara
Ben dedim,
Sen sustun!

Vedalara merhaba derken ellerim
Ben gelirdim
Sen korktun!


                                                        - o0o elif o0o -

11 May 2012

12 Annesiz, nefessiz kalmak! Anne oluşuma sarılıp ağlamak...

Bu gece kendime ıhlamur kaynattım anne. Her bir yaprağını gözyaşımla ısladım. Senden öğrendiğim gibi tarçınını, limonunu ayarladım.
Bu gece kendime ıhlamur kaynattım anne, ateşin yanışını izlerken, içimde neleri neleri yaktim... Kalbim cızırdadı o demlikle birlikte.Telefonun ucunda bari olsan dedim ama kıyamadım sana, kendi kendime ağladım...
Bu gece hıçkırıklarım yavrumun nefes sesine karıştı anne, yalnızlığımın ne denli  onla dolduğunu anladım.Ellerin sokaklarında bir ışığı ben bekledim, öylesine ışıksız öylesine karanlık kaldım.
Bu gece anne oluşuma sarılıp, buralarda yavru olamayaşıma ağladım . " annem, Canım" diyen minicik bir dudağın titremesine dünyamı yaktım.
Bu gece beterim anne, yaşlarımı hıçkırıklarımla çarptım, elim kolum bağlı çok gemiler yaktım. Nefesimi oğluma adadım, hasretime hasretler kattım.Çok anladım seni, bu hüznü daha iyi ağırladım...
Bu gece kendime ıhlamur kaynattım anne.. Herbir yaprağını gözyaşımla ısladım. Bir bilsen icine neler neler kattım..Şifadir diye içip yattım...

19 Nis 2012

4 Dost! Yanaklarımda yaş oldun süzüldün, hatıralarda tebessüm oldun güldürdün!

Zihnimin bir köşesinde sıkışmış anlar var...Cıvıltılı bir cadde.Etraf dikkatimi dağıtmayacak kadar dar.Sıra sıra dizilmiş sevimli ahşap masalar.Daldığım sadece karşımda oturan dostun gözlerinde ki yıldızlar.
Birden sıcacık bir gülüşe odaklanıyor bakışlarım. Yıllar öncesinden hiçbir farkı yok, eskisi gibi bir çift ela göz yine oradalar.
Ah yıllar... yıllar... yıllar...
Ellerime bak, neleri kalemime yazdırdılar?Hangi sevinçleri içime sindiremedim, hangi yağmurlara uzandılar...Bak ellerime hangi hüznü saklamak için yüzüme kapandılar. Minicik bir bebeğin saflığıyla hangi güzellikleri ömrüme çağırdılar. Gülümseyişlerimi, hatta parlak kahkahalarımı nerelere taşıdılar?
Ah yıllar, yıllar...Ellerimi zamana buladılar, tutamadan uçup giden günleri bırakıp boynuma doladılar.
Ellerim! Ellerime bak! Getirdikleri yutkunamadığım bir düğümle boğazımda kaldılar...
Masanın bu yanına koyma aslında sen yüreğini. Bırak gözlerini izleyeyim ben, hala çocukluğumla bana bakan. Orda fincanın kenarında ilk kahvemizi seyredeyim mesela.Tanıdık sesleri dinleyeyim her harfinle akan.Birbirini kovalayan hasretlikler mutlu etsin yüreğimi, bileyim ki gülerek bekler kelimeler, aktıkça damarlarımda kan...
peki bu gözyaşı mı yanaklarıma akan? Yaşlarım, yanaklarım, ayrılıklarım...
İyi de sen bunca yıl  nerde sakladın sende ki bu haylazlıklarımı? kafa kafaya verdiğimizde çıkan aymazlıklarımı?

yıllar sonra bana neler getirdin, bir bilsen...

5 Nis 2012

5 hediyelendik, gülümsedik...




Bu hafta başında kapımızı çalan kargocu abimiz bizi oldukça neşelendirdi. degmesinyagliboya blogunun şeker sahibesinin yaptığı hediyeleşme etkinliğine katılmış ve sayesinde  yeni dostum  gül ile tanışmıştım.
Tabi ki paketi heyecanla aldım ama benden önce merak eden oğlumdu.
Birçok hediye göndermişti bana arkadaşım.


Ama hediyelerden çok üzerine eklediği güzel dilekleri ve hayır duaları beni mest etti.
Hediyelerimizin içine çocukluğumuzu hatırlatan bir obje ekleyecektik. Gül bana kolalı jelibonlar göndermiş ki paketi oğlum elimden bir hızla kaptı. Demek ki hala favori bu jelibonlar.
Mutfağıma bereket getirsin diye hemen rafıma yerleştirdim güzel şişesini.Ve turuncu çiçekli kahvaltı takımımla oldukça bütünleşti:)
Sünger Bob lu defterine oğluma hatıra kalsın diye küçük notlar almaya başladım.
Fincanlar çayı çok seven biri olarak beni çok mutlu etti.
Ve en güzeli oğlumun ayağında ki bu maviş patili çoraplar. sanırım oda çok sevdi:)

Canım arkadaşım; teşekkür ederim sana, ve en çokta güzel yüreğini açtığın için bana...

8 Oğlumun yatak işkencesi

Sabahları müthiş bir sırt ağrısiyla uyanıyorum.haliyle dinlenmemiş ve bir hayli sinirli oluyorum.Canim parmağımı bile oynatmak istemiyor.Buda tembelliğimin bahanesi oluyor:)
Sırt ağrılarımin sebebi ne yatağım, ne yastığım nede bir saglık problemi.Tamamen oğlumdan kaynaklanıyor.Çünkü oğlum yatakta yatmıyor.Kendi yatağında yatmasını istemem benim icin oldukça lüks bir istek,benim istediğim bizim yanımızda dahi olsa yatakta yatmasi ama kendisi nedenini bir türlü çözemediğim ve değiştirmediğim bir sekilde yastıkta uyuyor. Gece boyunca ben tepemizden alıp yatağına koyuyorum, yatmasiyla uyanması bir oluyor ve bizim yatagimizi gostererek sesleniyor bana "anneee oodaaa, oodaaa".Orda yatacakmış beyefendi yanımızda.
Hadi alıp koyuyorum yanıma, bir süre sonra gözümde ayak topuğunun darbesiyle uyanıyorum. Alıyorum yatırıyorum basımı yastıktan atmak için yaptığı hamleyle uyanıyorum.Gece boyunca sürüyor bu inatlaşma ve ben nerede yattığımı bile anlamıyorum.
Bu benim yaptıklarımın aynısını babası da yapıyor. Ve her seferinde yatağı bırakıp yine yastıklara uzanıyor küçük bey. Orada naıl rahat ediyor ve ben bunu nasıl çözeceğim bilmiyorum.Buda bu sabahki manzaramız...

31 Mar 2012

2 Bu çekiliş kaçmaz!

Son zamanların en moda parçalarından olan bir etek hediye ediyor Tugba hanım.sizde şansınızı deneyin denerim.
http://tosetfashiontrends.blogspot.com/2012/03/baharin-mujdesi-hediye-cekilisi.html?m=0

25 Mar 2012

10 Gidenin Ardından Dua İle...

Yorgundu,biraz nefes,biraz hayat, biraz can vardı günlerde; hepsini bırakıp gitti geride...

Babamın yüzünde süzülen bir damla, annemin semaya açılan ellerinde dua, biraz hüzün, biraz acı oldu cana...

Gerçeğe, ebediyete, biriktirdikleriyle Hakka yürüdü, tabutun başında yeşil bir örtü...

" Allah rahmet eylesin" demek, şimdi manaya büründü...
                                                   -o0oelifo0o-

16 Mar 2012

Okurum ben hep. Neredeyse kendimi bildim bileli. Sadece kitapları değil her şeyi. Her zaman başucumda bir kitap dursun, ben uyumadan onun sayfalarını okşayayım, oda gece boyunca başımda nöbet tutsun isterim. Hiç olmazsa günde birkaç sayfa çevirmeye çalışırım.
Bundan sonra okuduklarımı yazmayı denemek istedim, belki bende okunur,okuduklarıma da böyle dokunurum dedim.
"Duyguların Rengi - Kathryn Stockett " son bitirdiğim kitap. Uluslararası Bestseller listesinde gördüğüm bu kitabın kapağı çekti önce dikkatimi. Şöyle bir karıştırdım ve dili hoşuma gitti.İnsan bazen hiç birşey düşünmeden müziğini açıp, çayını yudumlayıp hafif bir şeyler okumak istiyor. Zaman ve mekandan kopmak, dili sade bir yaşamın içine düşmek, biraz merak edip sayfaları hızla çevirmek... İşte bu kitap böyle zamanların harcı. Dışarıda lapa lapa kar yağarken, ben sıcacık evimde koltuğuma gömülüp bu hikayeye odaklandım.
"Duyguların Rengi" bizden çok uzak bir kültürün ürünü aslında. Beyaz ailelerin siyahi yardımcıları arasındaki gergin, ırkçı yaklaşımı konu alan güzel kurgulanmış bir roman.Size çok şey katar mı derseniz, pek sanmam. Sadece o kültür ve yaşam tarzı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.Ama illa bir şeyler öğrenmek için okunmaz ki kitaplar :)Kafa dinlemek istiyorsanız insan böyle kitaplara ihtiyaç duyuyor bazen.
Yeni hayatları bir kitabın kapağıyla aralamanız dileğiyle...
                                                         
                                                      -o0oelifo0o-

0 Bakalım şanslı kim?

Seker annemizin birbirinden tatlı hediyeleri için sizde çekilişi kaçırmayın derim.
http://vintageduygular.blogspot.com
Hadi bakalım şanslı kim:)

14 Mar 2012


Bu sabah penceremden günaydın dedin ya bana güneş, heyecanlı bir kalple kalktım yataktan. Kelebeklerin kozalarından çıkış günüydü sanki bugün. Bugün yeni başlangıçların koşarak bana geldiği gündü. Camı açıp şöyle bir baktım etrafa, şehrin üstüne parlamıştın ya bulutların arasından o bile baharı müjdeleyen bir güldü. Dünyaya ilk nefesini bırakan bebek gibi taptaze oldu içim. Meğer seni ve bekleyip durduğum baharı ne çok özlemişim…
Hemen fırsatı  değerlendirmek gerekti tabi, o kısacık zamanda oğlumun dışarı çıkmanın sevinci ile etrafa saçtığı gülücükler için  minnettar oldum sana en çok.
 Bu sabah bu şehirde bulutların arasından da olsa göz kırptın ya bana, içimi şöyle bir yokladım da taze bahar çiçeklerine benzemişim…



                                                    -o0oelifo0o-


13 Oca 2012

0 şimdi...

Şimdi bir yağmur damlası serinliği sağ bileğimde, ansızın beklenmedik bir kokuyla beliriveren o huzur içimde. Pencereden dışarı bakmayı bırak gözümü bile çevirmiyorum olduğu yana. Hemen o çerçevenin dışına çıkınca kelimelerimi soğuk çarpacak, hemen ilk bakışı atınca içimin camdan kaleleri kırılacak. Şimdi bir dönüp baksam  baharı hayalleyen bu hallerim darma duman olacak! Oysa şimdi bir yağmur damlası serinliği sağ bileğimde kalsın istiyorum öyle, öylece…

Şimdi eski şarkıların hatırlattığı bir tebessüm var gözlerimde. Zihnimin sakladığı o köşeden fırlayıp gelen çocuklar gibi her biri. Kollarını kahkahalara açmış, ortalığa neşeli çığlıklar saçmış, hala koşuşuyorlar sözlerimde. Birer ateşti ya eskiden o anlar, gözlerimi kapatmak gelmiyor içimden, kapatırsam  boğulurum közlerimde! Şimdi eski şarkıların hatırlattığı bir tebessüm var gözlerimde kalsın istiyorum öyle, öylece…

                                                      -o0oelifo0o-



fotoğraflar için özlenen dostuma ASYA' ya teşekkürler...