24 May 2012

6 Ben...Sen...

Boğazımda kuru bir çığlık hayalin
Ben sevdim
Sen yoktun!

Birgün düğümlenir mi gözler bir yerde
Ben derttim,
Sen çoktun!

Dalamadi yüreğim senli rüyalara
Ben dedim,
Sen sustun!

Vedalara merhaba derken ellerim
Ben gelirdim
Sen korktun!


                                                        - o0o elif o0o -

11 May 2012

12 Annesiz, nefessiz kalmak! Anne oluşuma sarılıp ağlamak...

Bu gece kendime ıhlamur kaynattım anne. Her bir yaprağını gözyaşımla ısladım. Senden öğrendiğim gibi tarçınını, limonunu ayarladım.
Bu gece kendime ıhlamur kaynattım anne, ateşin yanışını izlerken, içimde neleri neleri yaktim... Kalbim cızırdadı o demlikle birlikte.Telefonun ucunda bari olsan dedim ama kıyamadım sana, kendi kendime ağladım...
Bu gece hıçkırıklarım yavrumun nefes sesine karıştı anne, yalnızlığımın ne denli  onla dolduğunu anladım.Ellerin sokaklarında bir ışığı ben bekledim, öylesine ışıksız öylesine karanlık kaldım.
Bu gece anne oluşuma sarılıp, buralarda yavru olamayaşıma ağladım . " annem, Canım" diyen minicik bir dudağın titremesine dünyamı yaktım.
Bu gece beterim anne, yaşlarımı hıçkırıklarımla çarptım, elim kolum bağlı çok gemiler yaktım. Nefesimi oğluma adadım, hasretime hasretler kattım.Çok anladım seni, bu hüznü daha iyi ağırladım...
Bu gece kendime ıhlamur kaynattım anne.. Herbir yaprağını gözyaşımla ısladım. Bir bilsen icine neler neler kattım..Şifadir diye içip yattım...

19 Nis 2012

4 Dost! Yanaklarımda yaş oldun süzüldün, hatıralarda tebessüm oldun güldürdün!

Zihnimin bir köşesinde sıkışmış anlar var...Cıvıltılı bir cadde.Etraf dikkatimi dağıtmayacak kadar dar.Sıra sıra dizilmiş sevimli ahşap masalar.Daldığım sadece karşımda oturan dostun gözlerinde ki yıldızlar.
Birden sıcacık bir gülüşe odaklanıyor bakışlarım. Yıllar öncesinden hiçbir farkı yok, eskisi gibi bir çift ela göz yine oradalar.
Ah yıllar... yıllar... yıllar...
Ellerime bak, neleri kalemime yazdırdılar?Hangi sevinçleri içime sindiremedim, hangi yağmurlara uzandılar...Bak ellerime hangi hüznü saklamak için yüzüme kapandılar. Minicik bir bebeğin saflığıyla hangi güzellikleri ömrüme çağırdılar. Gülümseyişlerimi, hatta parlak kahkahalarımı nerelere taşıdılar?
Ah yıllar, yıllar...Ellerimi zamana buladılar, tutamadan uçup giden günleri bırakıp boynuma doladılar.
Ellerim! Ellerime bak! Getirdikleri yutkunamadığım bir düğümle boğazımda kaldılar...
Masanın bu yanına koyma aslında sen yüreğini. Bırak gözlerini izleyeyim ben, hala çocukluğumla bana bakan. Orda fincanın kenarında ilk kahvemizi seyredeyim mesela.Tanıdık sesleri dinleyeyim her harfinle akan.Birbirini kovalayan hasretlikler mutlu etsin yüreğimi, bileyim ki gülerek bekler kelimeler, aktıkça damarlarımda kan...
peki bu gözyaşı mı yanaklarıma akan? Yaşlarım, yanaklarım, ayrılıklarım...
İyi de sen bunca yıl  nerde sakladın sende ki bu haylazlıklarımı? kafa kafaya verdiğimizde çıkan aymazlıklarımı?

yıllar sonra bana neler getirdin, bir bilsen...